<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Blog Yayını</title>
        <description>blog&#39;la İlgili Herşey...</description>
        <link>http://blogyayini.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 01:14:46 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Servisler</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/servisler_9668641.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/servisler_9668641.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Blog Yayını Servisleri;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://bloggo.blogcu.com&quot;&gt;Bloggo&lt;/A&gt; - Blog Tanıtım Bloğu&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/servisler_9668641.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 27 Feb 2000 22:23:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Duvar kağıdı (background) nasıl değiştirilir ?</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/duvar-kagidi-background-nasil-degistirilir_9250721.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/duvar-kagidi-background-nasil-degistirilir_9250721.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir web sayfasının içindeki ögelerin (table, div, p v.b.) arkaplanının rengini veya arkaplan resmini değiştirmenin birkaç yolu vardır. &lt;BR&gt;İlk ve asıl yöntem: html kodlarınızın &lt;BR&gt;tagları arasında yer alan &lt;BR&gt;tagları arasında &lt;BR&gt;tanımlayarak yapmaktır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şöyle ki: &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;body { &lt;BR&gt;background: #FACD50; &lt;BR&gt;} &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;buradaki background kodu body öğesinin rengini belirtmektedir. # işaretinin yanındaki 6 haneli ve onaltılık tabanda yazılan sayı renk kodunu tanımlamaktadır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Aynı şekilde background kodunun yanına : dan sonra url(URL veya URI adresi) yazılarak arkaplanın resmi tanımlanabilir. Örneğin: &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;body { &lt;BR&gt;background: url(http://resminbul.com/resim01.jpg); &lt;BR&gt;} &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;gibi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu iki tanımlama aynı anda kullanılabilir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;body { &lt;BR&gt;background: url(http://resminbul.com/resim01.jpg) #A53E5D; &lt;BR&gt;} &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;gibi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Buradaki #FFFFFF renk kodları yerine &quot;red&quot;, &quot;white&quot;, &quot;blue&quot; v.b bilinen renk etiketlerini de kullanabilirsiniz. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;body { &lt;BR&gt;background: red url(http://resminbul.com/resim01.jpg); &lt;BR&gt;} &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;gibi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ayrıca background-repat koduyla arkaplan resminin tekrarlanma yöntemini belirtebilirsiniz. Burada repeat, repeat-x, repeat-y, no-repeat seçeneklerini kullanabilirsiniz. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;body { &lt;BR&gt;background: red url(http://resminbul.com/resim01.jpg); &lt;BR&gt;background-repeat: no-repeat; &lt;BR&gt;} &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;gibi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;background-attachment kodu ile arkaplanın srcoll bar ile birlikte hareket etmesini ya da sabit durmasını sağlayabilirsiniz. scroll ya da fixed s.. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/duvar-kagidi-background-nasil-degistirilir_9250721.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 22 Feb 2003 23:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Google reklam (adsense) yayıncılarına tavsiyeler!</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/google-reklam-adsense-yayincilarina-tavsiyeler_9060461.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/google-reklam-adsense-yayincilarina-tavsiyeler_9060461.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;Yalnızca yeni adrese değil, başka bir yeniliğe de başlangıç oldu bu taşınma: &lt;A href=&quot;http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/iclk?sa=l&amp;amp;num=0&amp;amp;client=ca-ref-pub-1167102766444369&amp;amp;adurl=https://www.google.com/adsense/%3Fhl%3Dtr%26ai%3DBiRUZJs60Rb7ZJ5uAhQSol8iZAY2f8heZtf-HAsWNtwEAEAEg4vHdBFCRgvbv-v____8BYP3QgIHUA6ABl5XI_QOyARd3d3cuYWx0aXVzd&quot;&gt;Google Reklamları&lt;/A&gt;. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Websitelerinde ilk defa reklamı, 1994 yılının sonlarında görmeye başladık. Sevgili akıl hocam &lt;A href=&quot;http://veen.com/jeff/&quot;&gt;Jeff Veen&lt;/A&gt;'in üzerinde çalıştığı site olan &lt;A href=&quot;http://web.archive.org/web/19971212072743/http:/www.hotwired.com/&quot;&gt;HotWired&lt;/A&gt; online dergisinde, ABD'deki bir telekom şirketi olan AT&amp;amp;T'ye ait ve aşağıda gördüğünüz reklamı yayınlandı ilk defa.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;O gün, bugündür, websiteleri, reklamlar için ucuz ve efektif bir kanal oldu birçok reklamveren için. Websiteleri, efektif bir kanaldı çünkü yazılı basın ve TV reklamlarından farklı olan bir kısmı vardı: aktivite-tabanlı ölçülebilirlik. Geleneksel basında, reklamverenler, reklamın efektifliğini, gösterim rakamına bağlıyordu, yani kaç kişi reklam verilen dergiyi okudu? ya da TV programını seyretti? sorularının cevapları ile ölçüm yapılıyordu. Fakat web içinde, ölçülebilirlik, yalnızca gösterimle ilgili değil, bu reklamı gören kişinin, o reklam ile gerçekten ilgilenip, reklama tıklaması ile de ilgili. Yani web reklamları kolayca ölçülebiliyor.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;1994'den bu yana birçok şey değişti. Website sayısı değişti&amp;nbsp;(şu an 100 milyon websitesi var dünyada); websitelerini ziyaret edenlerin sayısı değişti(1 milyar kişi İnternet kullanıyor) ve en önemlisi bugün ABD'deki bütün reklamların yüzde 8'i İnternet üzerinden yapılıyor ve bu rakamın dolar olarak karşılığı 20 milyar dol.. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/google-reklam-adsense-yayincilarina-tavsiyeler_9060461.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 24 Jan 2007 16:48:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Biliyorsan anlatmayayım!</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/biliyorsan-anlatmayayim_9060191.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/biliyorsan-anlatmayayim_9060191.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;Kim bilebilirdi ki Gamze Özçelik ile dünyaca ünlü sanatçı Britney Spears arasında bir bağlantının olabileceğini? Merak ediyorsanız hemen açıklayayım: &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;2005 yılında Gamze Özçelik, Hırsız Var adında bir filmde Haluk Bilginer ile birlikte rol aldı. Fakat belki birçoğunuzun bilmediği ise Haluk Bilginer'in, Oscar kazanmış ünlü aktör Michael Caine ile birlikte Half Moon Street adlı bir filmde rol aldığı. Peki, Michael Caine, daha önce hangi filmlerde rol almıştı? Birçok filmde ve bunlardan birisi de Austin Powers in Goldmember. Peki bu Austin Powers'da başka kim rol almıştı? Evet tahmin ettiniz(!) Britney Spears. İşte size, Türkiye'nin (talihsiz) güzide aktristi Gamze Özçelik ile Britney Spears arasındaki gizli bağlantı.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Peki Cem Yılmaz ile Brad Pitt arasında bir bağlantı olabileceği aklınıza gelir miydi? Hayır! Benim de gelmezdi ama bildiğiniz gibi Cem Yılmaz, G.O.R.A filmi ile büyük bir yankı yarattı. G.O.R.A'da rol alan başka bir oyuncu ise Erdal Tosun. Erdal Tosun ise Mine adlı filmde Ahmet Uğurlu ile birlikte rol aldı. Ahmet Bey ise 2002 yılında Nemmeno in un Sogno diye süper bir filmde Martina Stella ile birlikte sahneyi paylaştı. Peki kim bu Martina Stella? Bu seksi aktrist ise Brad Pitt ile Ocean's 12 adlı filmde rol alan bir oyuncu. İşte size Cem Yılmaz ile Brad Pitt arasındaki bağlantı! &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Esasında bu örnekleri uzatabilirim. Örneğin Türk filmlerinin tecavüzcüsü Coşkun ile Seven filminin sapık katili Kevin Spacey arasındaki bağlantıyı size açıklayabilirim ama ne Tecavüzcü Coşkun ne de Kevin Spacey, İnternet'in en çok aranan isimleri arasında yer alıyor. Fakat Gamze Özçelik, Britney Spears, Cem Yılmaz ve Brad Pitt, 2005 yılının arama motorlarında &lt;STRONG&gt;&quot;en çok aranan&quot;&lt;/STRONG&gt; isimleri arasındaydı. Ve ben sırf bu nedenle, bu isimleri bile bile kullandım bu yazıda. Gerçeği söyleme.. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/biliyorsan-anlatmayayim_9060191.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 04 Dec 2006 16:48:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Tütün: Dünyanın En Eski Blogcusu</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/tutun-dunyanin-en-eski-blogcusu_9060101.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/tutun-dunyanin-en-eski-blogcusu_9060101.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;&lt;A href=&quot;http://acemiblogcu.blogspot.com/2005/12/trke-blog-dizinleri-ne-kadar-etkin.html&quot;&gt;Acemi Blogcu&lt;/A&gt; sayesinde öğrendiğim gerçekten ilginç bir konu tartışılıyor &lt;A href=&quot;http://postitler.blogspot.com/2005/12/nasl-bir-blog-kardelii.html&quot;&gt;Postitler blogunda&lt;/A&gt;. Kisaca konu, Türkiye'deki blog dizinlerinin yeteri kadar yeterli olup olmadığı ve bu blog karmaşası içinde &amp;#8220;öksüz bırakılan&amp;#8221; bloglar.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Konu ile ilgili yorumlarımı Postitler&amp;#8217;in ilgili yazısına ekledim ama biraz daha bu konu hakkında yazmak istiyorum. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Ama öncellikle ben birçok kişinin çok iyi bildiği, sinsi, keyifli, öldürücü, en kötü kolonya kokulu bir bitkiden bahsetmek istiyorum: Tütün. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Tütün, isim olarak, belki de dünya üzerinde en iyi tanınan bitkilerden biri. Görünüş olarak diğer bitkilerden çok farklı olmasa da özünde, çok ilginç bir bitki. İlginçliği, insanoğlunun ürettiği sigara ya da o iğrenç kokulu kolonya yapımı ile alakalı değil. Esas ilginç olan, tütün bitkisinin, belki de dünyanın en eski blogcusu olmasında. Evet haklısınız! Tütün bitkisinin blogunu ne blogspotda, ne bloglar aleminde ne de blog kardeşliğinde gördünüz. Hiçbir yazısını okumadınız. Gerçi tütün bitkisinin blogundaki yazılar çok ilginç olmasa da; yazıların içeriği birbirine benzese de, sizin bu blogu okumamanızın sebebi bunlar değil. Çünkü bu bitkinin yazılarını, mesajlarını okuyan bizler değil, Polistes adı verilen bir çeşit arı. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Danimarkalı bir çiftçi Thomas Harttung, bu tütün bloğunun nasıl oluştuğunu bakın nasıl anlatıyor: &lt;/P&gt;

&lt;P align=justify&gt;Her şey, karnı aç bir hornworm adı verilen tırtılın, en sevdiği yemek olan, tütün yapraklarına tırmanması ile başlar. Tırtıl, göze ve dişe gelir bir yaprağın üzerinde mola verir. Tütün yaprağı bu gelişmeden habersizdir çünkü tütün yaprağını ziyaret eden birçok canlı vardır. Her canl.. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/tutun-dunyanin-en-eski-blogcusu_9060101.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 07 Dec 2005 16:46:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Koç ile GM Arasındaki Farklar: Blog ve Vizyon</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/koc-ile-gm-arasindaki-farklar-blog-ve-vizyon_9060011.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/koc-ile-gm-arasindaki-farklar-blog-ve-vizyon_9060011.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;Bir kaç hafta önce, &lt;A href=&quot;https://secure.sabah.com.tr/forbes/&quot;&gt;Forbes&lt;/A&gt; dergisinden Zehra Hanım ile önümüzdeki sayılarından birinde çıkacak bir yazı için telefonda sohbet ettik. Konu bloglar ve blogların şirketlerin pazarlama ve müşteri ilişkisi kurmakta ki yararları idi. O günden bugüne bu konu hakkında düşünmeye başladım. Bloglar gerçekten sihirli değnek mi? Bir şirket üst yöneticisi blog açınca, bütün müşteri sorunları çözülecek mi? Bu soruların cevaplarını bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki o da &amp;#8220;müşteri deneyimi/memnuniyeti&amp;#8221; kavramının bir araç ile çözülemeyeceği. Müşteri deneyimi, bir vizyon sonucu ortaya çıkan bir hizmet. Yani ne ürün, ne de araç. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Bu sabah &lt;A href=&quot;http://serdaroner.blogspot.com/&quot;&gt;Serdar Öner&lt;/A&gt;&amp;#8217;in blogunda, başından geçen &lt;A href=&quot;http://serdaroner.blogspot.com/2005/11/bir-arelik-maceras.html&quot;&gt;bir olayı&lt;/A&gt; okudum. Serdar Bey, Arçelik urunu olan bir çamaşır makinesi, Arçelik Servisi ve Arçelik Çağrı Merkezi ile yaşadığı deneyimi yazıyordu blogunda. Merak ediyorum, Arçelik şirketinden herhangi biri bunları okuyacak mi? Okusa bile bundan sonraki tavırları nasıl olacak müşterilerine? Arçelik &amp;#8220;müşteri deneyimini maksimize etme&amp;#8221; vizyonuna sahip mi? Üst yöneticiler, müşterinin yasadığı bu deneyimden haberdar mi? Arçelik şirketinin yöneticisi &lt;A href=&quot;http://www.arcelikas.com.tr/Cultures/tr-TR/Kurumsal/Tanitim/Yonetim/CV.htm&quot;&gt;Gündüz Özdemir&lt;/A&gt;&amp;#8217;in bir blogu olsa, Serdar Bey, yaşadıklarını bu blogda dile getirse, acaba Serdar Bey&amp;#8217;in yaşadığı bu deneyim farklı mi olacaktı? Bilemiyorum&amp;#8230; Ama bazıları diyebilir ki koskoca Arçelik&amp;#8217;in yöneticisi &lt;A href=&quot;http://www.arcelikas.com.tr/&quot;&gt;&lt;/A&gt;Gündüz Özdemir, isini gücünü bıraksın, blog isleriyle mi uğraşsın? Haklisiniz. Uğraşmaz, uğraşmayacakta. Çünkü bu bir belirli bir vizyonun Koç Holding içinde olma.. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/koc-ile-gm-arasindaki-farklar-blog-ve-vizyon_9060011.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 01 Nov 2005 16:44:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Herkes Web 2.0'dan Bahsediyor</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/herkes-web-2-0-dan-bahsediyor_9059911.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/herkes-web-2-0-dan-bahsediyor_9059911.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;Bugünlerde sektörümüzde ki herkes &lt;A href=&quot;http://www.google.com/search?q=%22web%202.0%22&amp;amp;hl=en&quot;&gt;Web 2.0&lt;/A&gt;&amp;#8217;dan bahsediyor. Bundan birkaç ay önce bende bu konuyla ilgili &lt;A href=&quot;http://www.google.com.tr/search?q=%22web%202.0%22&amp;amp;hl=tr&amp;amp;meta=lr%3Dlang_tr&quot;&gt;yazı yazmıştım&lt;/A&gt;. O günden bu güne, milyonlarca kişi, kendilerince tanımlamaya başladı Web 2.0&amp;#8217;i. Bazıları AJAX ve AJAX ürünleri Web 2.0 derken, bazıları ise Web 2.0&amp;#8217;in İnternet ve Web içinde yeni bir dönem açtığından bahsediyor. Peki nedir bu Web 2.0? Ne değişti? Eskiden yaptıklarımızdan çok mu farklı? &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Web 2.0 için benim tanımım, kullanıcıların bir web uygulaması içindeki olumlu katılımcılığı ve yazılımcıların başkalarının uygulaması içindeki özgürlüğü. Yani kontrolün en az olduğu donem. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Aranızda İnternet&amp;#8217;i 6-7 seneden fazla kullanan varsa hatırlayacaktır Infoseek, Excite ve diğer çok popüler portallari. O dönemde her şey kullanıcıyı kontrol etmekte yatıyordu. Yani, kullanıcıyı içine çekmek ve her isteklerine (!) cevap vermek ve kontrolü elde tutmak. Bunun ne kadar yanlış bir model olduğunu herkes çok kısa bir zamanda anladı. Google geldi ve işte size arama kutusu, yazın ve istediğinizi, istediğiniz şekilde bulun eğer memnun kalırsanız yeniden gelin dediler. &amp;#8220;Kendimi Şanslı Hissediyorum&amp;#8221; arama düğmesi bence Web 2.0&amp;#8217;i başlatan ilk yenilikti. Bu düğme, kontrolün bizim elimizde olduğunu, Google&amp;#8217;un ikinci sayfasını bile görmeden, başka yerlere gidebileceğimizi hatırlattı bize. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Web 2.0, kontrolün bittiği bir dönem. Web 2.0, AJAX, CSS, RSS ya da aklınıza gelebilecek herhangi bir teknoloji ile ilgili değil. Web 2.0, kullanıcı deneyimi ile ilgili. Bilginin nasıl, ne şekilde kullanıldığı, paylaşımın ve katılımcılığın ne şekilde dünyamızı şekillendirdiği ile ilgili. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Bunu size bir örnek ile açıkl.. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/herkes-web-2-0-dan-bahsediyor_9059911.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Oct 2005 16:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Devir Maymun Duygulari Devri</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/devir-maymun-duygulari-devri_9057101.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/devir-maymun-duygulari-devri_9057101.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;&lt;A href=&quot;http://www.psychology.emory.edu/nab/dewaal/&quot;&gt;Dr. Frans de Waal&lt;/A&gt; bilim alanında önemli bir isim. Kendisi bir zoolog ve Amerika&amp;#8217;da bulunan Emory Üniversitesinin Psikoloji bölümünde profesör olarak çalışmakta. Dr. de Waal, birkaç sene önce &amp;#8220;&lt;A href=&quot;http://www.amazon.com/exec/obidos/tg/detail/-/0801863368/qid%3D1123173322/103-0277842-8888630&quot;&gt;Şempanze Politikası&lt;/A&gt;&amp;#8221; adlı gerçekten ilginç bir kitap yazdı ve &amp;#8220;&lt;A href=&quot;http://www.amazon.com/exec/obidos/tg/detail/-/1573223123/qid%3D1123173291/103-0277842-8888630&quot;&gt;İçimizdeki Maymun&lt;/A&gt;&amp;#8221; isimli yeni kitabı da yakında çıkacak. Frans de Waal hayatının büyük bir kısmını maymunlar üzerinde yaptığı araştırmalara ve deneylere harcadı. Yaptığı bu deneylere ve araştırma sonuçlarına kitap ve makalelerinde yer verdi. &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Dr. de Waal&amp;#8217;in amacı, maymunların, bizim insanoğlunun taşıdığı bazı duyguları taşıyıp taşımadığını bulmak. Frans de Waal kitabında çeşitli örnekler veriyor bu konu hakkında. Örneğin eğer bir kabile içinde yasayan iki maymun, kavga edip, biri diğerini döverse, bir müddet sonra kavgayı kazanan maymun, yenilen maymunun yanına gelip, elini uzatıyor. Yenilmiş, hisleri rencide edilmiş maymun, ona uzatılan elin ne anlama geldiğini iyi biliyor ve bu eli kabul ediyor. Bu iki maymun birbirlerini kucaklayıp, öpüşüyorlar. Böylece, galip maymun, yenilen maymundan özür dilemiş ve yenilen maymunun duygularını bir nevi iyileştirmiş oluyor. Yani, bizim iyi bildiğimiz bir duygu olan &amp;#8220;barışma&amp;#8221; ve &amp;#8220;suçluluk&amp;#8221; hislerini, ilkel canlı olarak adlandırdığımız maymunlar da yaşıyor. İlginç! &lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Benim en çok ilgimi çeken deney ise, bir kafes içinde bulunan iki maymun üzerinde yapılan araştırma oldu. Dr. de Waal, iki maymunu bir kafes içine koyuyor ve kafese küçük mermer çakıl taşları atmaya başlıyor. Eğer maymunlardan biri, bu taşı Dr. de Wa.. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/devir-maymun-duygulari-devri_9057101.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 04 Aug 2005 16:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yurtsan Atakan'a Acik Mektup</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/yurtsan-atakan-a-acik-mektup_9056921.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/yurtsan-atakan-a-acik-mektup_9056921.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;Neden bircok kisi, gercekten arastirma yapmadan, sirf &amp;#8220;yazi yazmak&amp;#8221; icin yazi yaziyor simdiye kadar anlamis degilim. Son zamanlarda, ozellikle gazete koselerinde, haftanin belirli bir gunu yazi yazmak &amp;#8220;zorunda&amp;#8221; olan kisiler, etrafina bakiniyor, populer olan bir konu buluyor ve o konuda atip tutmaya basliyor. Son bir ay icinde bunun orneklerini &lt;A href=&quot;http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~227@tarih~2005-05-16-t@nvid~577060,00.asp&quot;&gt;cesitli&lt;/A&gt; &lt;A href=&quot;http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/05/31/yazarlar/yazarlar253.html&quot;&gt;gazetelerde&lt;/A&gt; &lt;A href=&quot;http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~52@sid~436@nvid~582667,00.asp&quot;&gt;gorduk&lt;/A&gt;.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;Son ornegini Yurtsan Atakan cikardi &lt;A href=&quot;http://www.hurriyetim.com.tr/yazarlar/yazar/0,,authorid~52@sid~436@nvid~582667,00.asp&quot;&gt;kosesinde&lt;/A&gt;. Bloglara &quot;e.gunluk&quot; adinin disinda bir ad vermenin &quot;zuppelik&quot; olacagini soyluyor ayrica sacma sapan bir fikri (bloglar gazeteciligin yerini alacak) kendi uretip, kendi yok ediyor. Kim cikardi &amp;#8220;bloglar gazeteciligin yerini alacak&amp;#8221; soylemini? Kim boyle sacma sapan islere aklini yoruyor. Bloglar ne gazeteciligin yerini alacak ne de &amp;#8220;e.gunluk&amp;#8221; olacak. Butun bunlar, arastirma yapmayan gazetecilerin uydurmasi. Butun bunlar bir korkunun neticesi. Korku, bloglarin gazetelerin yerini alma korkusu degil; korku, bloglarin, gazetelerden daha fazla okunabilme ihtimali. Korku, her gecen gun azalan gazete okuma orani.&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;1946'dan 1997'e kadar (bu internet gazeteciliginden yaklasik 1 yil once), yazili basin okunmasinda ozellikle ABD icinde %30'luk bir azalma var ve maalesef bu rakam her gecen gun dusmekte. Sanal basin, geleneksel gazeteden cok farkli bir trend icinde degil. ABD&amp;#8217;de Internet kullanicilarinin cogunlugunu olusturan yas grubunun yanlizca yuzde 9'u .. ( &lt;a href=&quot;http://blogyayini.blogcu.com/yurtsan-atakan-a-acik-mektup_9056921.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 07 Jun 2005 16:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Blog Kardesligi</title>
            <link>http://blogyayini.blogcu.com/blog-kardesligi_9056751.html</link>
            <guid>http://blogyayini.blogcu.com/blog-kardesligi_9056751.html</guid> 
            <description>&lt;P align=justify&gt;Bugun Pazar. Yogun bir hafta daha bitti benim icin. Bu hafta icinde:&lt;/P&gt;
&lt;UL&gt;
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://arda.linuxmarket.org/wp/?p=27&quot;&gt;Arda&lt;/A&gt; &amp;#8220;Hacker Etigi&amp;#8221; diye bir kitap okumaya baslamis 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://atmasyonspekulatif.blogspot.com/2005/05/evcil-hayvan-tercme-hizmetleri.html&quot;&gt;Ogo&lt;/A&gt;, kafayi cep telefonlarina takmis 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://bet3.blogspot.com/2005/05/sunipeyk.html&quot;&gt;Bet3&lt;/A&gt;, Sunipek&amp;#8217;in yeni tasarimini begenmis 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://www.bildirgec.org/node/21332&quot;&gt;Onerty&lt;/A&gt;&amp;#8217;nin vizeleri bitmis. Uykusuna kavusmus (ah okul gunleri) 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://www.evrenayan.net/blog_yorum.aspx?ID=201&quot;&gt;Evren&lt;/A&gt;&amp;#8217;in cep telefonu calinmis, Hemde bicak zoruyla. (Verilmis sadakan varmis. Canin sagolsun) 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://cekirdek.uludag.org.tr/~tekman/blog/?file=Bak-IBM-Ne-Diyor.txt&quot;&gt;Erkan&lt;/A&gt;&amp;#8217;in projesi icin IBM guzel seyler soylemis (tebrik ederim) 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://eylulce.blogspot.com/2005/05/6-yaz.html&quot;&gt;Eylul&lt;/A&gt;, bu blog isine iyice sarmis (kimse senin hizina erisemiyor. Biraz az yaz :)) 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://www.farketing.com/fikirler/2005/05/paray_kimin_ded.html&quot;&gt;Can&lt;/A&gt;, yeni ev esyasi almis esiyle birlikte (hayirli olsun. Gerci 1.5 yil olmus ama) 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://ferruh.mavituna.com/article/?896&quot;&gt;Ferruh&lt;/A&gt;&amp;#8217;u, Palahniuk sevdasi sarmis. (kitap degisimi yapalim bir ara :)) 
&lt;LI&gt;
&lt;A href=&quot;http://www.fiyonk.net/blog/&quot;&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 15 May 2005 16:01:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://blogyayini.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>